Dünyada Muay Thai Tarihi

0

Batıdaki boks gibi, Muay Thai’de Tayland’da düşük gelirli halkın sporudur. Çocuklarına bakacak durumu olmayan aileler onları tapınaklara ya da Muay Thai kamplarına gönderirler. Böylece çocuklar 7-8 yaşlarından itibaren dövüşüp para kazanarak ailelerine destek olabiliyorlar. Bu nedenle Taylandlılar “farang” dedikleri yabancıların ülkelerine gelip spor salonlarına para ödemelerini ve profesyonel olarak dövüşmek istemelerini anlamakta zorlanmıştır.

muay thai

Muay Thai’nin batı ile olan ilişkisi, I. Dünya Savaşı’nda Siam Krallığı Fransa’ya birlik göndermesine kadar uzanır. Tay askerleri, Batı Cephesinde moral yaratmak amacıyla müsabakalar düzenlemişlerdir. II. Dünya Savaşı sırasında ise Tayland kısa bir dönem Japon İmparatorluğu işgali altında kalmıştır. Japonların, daha önce Fransız ve İngiliz devletlerine kaybedilen toprakları geri kazanma vaadi üzerine Tayland Mihver Devletlerine katılmış ve 1942 yılında Müttefik Devletlere savaş ilan etmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nda Tayland’da Amerikan ve İngiliz birlikleri konuşlandırılmıştı. Bu ülkelerin askerleri bu sürede Tayland boksu ile tanıştılar.

bruce lee

Ancak Muay Thai 1960 ve 1970’lerdeki dövüş sanatları patlamasına kadar batıda etkili olmadı. Bruce Lee’nin Hollywood başarısı doğu dövüş sanatlarına olan ilgiyi arttırmıştı.
Bruce Lee 1971’de “Büyük Patron” (Big Boss) filminin çekimleri için Tayland’a gitmişti. Orada bir Taylandlı boksör ile dövüştüğü iddia edildi. Taylandlının tekniklerinden o kadar çok etkilenmişti ki birçoğunu kendi dövüş sistemi olan Jeet Kune Do’ya ekledi. Maalesef herhangi bir kayıt bulunmadığı için bu hikâyenin doğruluğunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Bruce’un dövüş sanatları felsefesini anlatan kitabı olan “Tao of Jeet Kune Do”’da Muay Thai tarzı tekme, diz ve dirsekler hakkında kendi çizimleri ve ayrıntılı açıklamaları bulunmaktadır.

muay thai
Bruce Lee’nin Tao of Jeet Kune Do kitabında Muay Thai

 

 

1977’den itibaren Amerikan Full Contact sporcuları Taylandlılar ve Muay Thai yapan Japon “kick boksculara” meydan okumuşlar ve müsabakalar yapmışlardır. Birçoğu hakkında kayıt bulunmazken en çok bilinenler Benny Urquidez, Mike Winkeljohn gibi sporcuların müsabakalarıdır.

master toddy

1974 yılında Thohsaphol Sitiwatjana adlı genç bir Taylandlı boksör, İngiliz yapımı James Bond filmi “Altın Tabancalı Adam” da ufak bir rol aldı. Rolü alabilmek için Bruce Lee’nin Jeet Kune Do okulundan olan 6 kişiden 4 ü ile dövüştü ve yendi, kalan ikisi dövüşmek istemedi. Üstat ertesi yıl Manchester’a taşındı ve Manchester’da bir spor salonu açtı. Üstat Toddy, batı dünyasındaki en ünlü Muay Thai çalıştırıcılarından biri oldu ve Muay Thai’yi İngiltere ve Amerika’ya tanıttı. Birkaç yıl sonra arkadaşı Usta Sken Kaewpadung’da ona katıldı. Sken’in öğrencisi Phil Nurse, Jon Jones, Rashad Evans, Frankie Edgar ve George St. Pierre gibi UFC büyüklerini çalıştırmıştır.

muay thai
Ronnie Green ve Master Toddy

Toddy’nin öğrencisi olan Ronnie Green, 1982’de Tayland’a giden ilk batılılardandı. Orada bir yıl Muay Thai çalıştı ve Taylandlı dövüşçülere karşı galip geldi. Ronnie, bir kuşağın Avrupa’daki dövüşçülerine kendi topraklarında Taylandlılara meydan okumak için ilham kaynağı oldu.

 

 

Jean-Claude Van Damme,1988 yapımı “Kan Sporu” adlı filmde Paco adlı Muay Thai dövüşçüsüyle müsbakasından sonra, 1989 yapımı kült film “Kickboxer”’da Muay Thai’ye karşı Amerikalı kick bokscu olarak karşımıza çıktı. Filmde Van Damme, kardeşi Eric ile birlikte Tayland’a kendini ispatlamak için seyahat eden Kurt’ü canlandırıyor. Tayland ulusal şampiyonu Tong Po, abisi Eric’i vahşice döverek felç kalmasına sebep oluyor. Kurt, kardeşinin intikamını almak için ormanda gizemli bir ustadan eğitim alıyor. Bir kaç tane muz ağacını tekmeleyip yıktıktan sonra Kurt Tong Po ile karşılaşıp onu yeniyor. “Kickboxer” batıdaki dövüş sanatı severlere Muay Thai’yi büyük ölçüde tanıttı ve bu gizemli dövüş Sanatını öğrenmek üzere Tayland’a seyahet etmeleri için onları cezbetti.

muay thai
Paco

 

Tong Po

Jean-Claude Van Damme’ın ekrandaki başarısı Belçikalı Ramon Dekkers’ın gerçek hayattaki başarısının yanında sönük kaldı. 90’lı yıllarda Dekkers Tayland’ın en iyisi olan Lumpinee stadyumunda dövüştü. Coban Lookchaomaesaitong ile arasındaki rekabet, seyircilere tüm zamanların en iyi dövüşlerini sundu. Dört mücadeleden ikincisinde Dekkers’ın güçlü yumrukları ona galibiyeti getirdi. Bu müsabakadan sonra Taylandlı dövüşçüler çalışmalarında boks tekniklerine daha fazla önem vermeye başladılar. Dekkers bu zorlu 4 müsabakanın ikisini kazanırken diğer ikisini kaybetmiştir.

muay thai

 

Dekkers – Coban rekabetinin temeli, Taylandlılar ve yabancılar arasında uzun zaman önce başlayan bir rekabete dayanmaktadır. 1963 yılında, Japonya en iyi Karatekalarından üçünü Taylandlılara karşı göndermişti. Taylandlılar Karatekaları küçük düşürdü. Ancak 1972’de Japonlar tekrar denedi. 1978’de Rajadamnern Stadyumu şampiyonasını kazanan ilk yabancı olacak olan Toshio Fujiwara hariç tüm dövüşçüleri kaybetti. Jan Plas, Fujiwara ile Japonya’da çalıştıktan sonra Hollanda’ya kick boksu getirdi. Ramon Dekkers’ın sert yumruklar ve tekme birleşimlerini içeren tarzının soyu Fujiwara’ya kadar dayanmaktadır.

 

muay thai
Huzur içinde yat…(4 Eylül 1969 – 27 Şubat 2013)

1990’lı yıllarda Avrupalılar, Brezilyalılar ve Güney Koreliler, Muay Thai’nin egemen olduğu Japon K-1 kick boks organizasyonuna yöneldiler. Birleşik Devletlerde ise karma dövüş sanatlarının yükselişi Muay Thai’yi ana akım haline getirdi. İlk UFC 1993’de öde izle sisteminde 83000 izleyici tarafından takip edildi. Spor hızla büyüdü. 2006’da UFC 61’i öde izle sisteminde 1 milyondan fazla kişi takip etti. Amerika’nın dört bir yanında karma dövüş sanatları (MMA) salonları açılıyordu. Kalabalıklar Muay Thai ve Brezilya Jiu jitsu (BJJ) öğrenmek için spor salonlarına akın etti. Bu kalabalıkların yolu Tayland’dan da geçiyordu. Yazar ve dövüşçü Sam Sheridan 1999’da Tayland’a gitti. Bangkok’ta Fairtex spor salonunda altı ay eğitim aldı ve üst düzey bir Japon karatekası’nı mağlup etti. Fairtex Spor Salonunda çalışmıştı ve karıncaların istila ettiği bir odada kirli şilteler üzerinde uyumak zorunda kaldığını yazıyordu. 2006’da “The Fighters Heart” adlı kitabını yazarken araştırma amaçlı Tayland’a döndüğünde Fairtex Spor Salonunun spası, klimalı koşu bantları ve tüm lüksü ile tam bir Muay Thai tesisi haline geldiğini gördü. Günümüzde Tayland lüks odalar, barlar ve hafta sonu partileri, amatör müsabakaları olan “Tiger Muay Thai” gibi Muay Thai merkezlerine sahip. Dövüş konusunda deneyimsiz turistler de bazı organizatörler tarafından “Bir Taylandlıyla Dövüş!” şeklinde, taksi şoförü vb. maalesef paraya ihtiyacı olan halktan kişilerle, genellikle turistik mekânlarda dövüştürülmektedir.

Tayland’da spor salonları geleneksel olarak dövüşçülerinden para kazanır. Her dövüşte dövüşçüler kazançlarını spor salonları ile paylaşırlar. Yabancıların ilgisi sayesinde, giderek artan sayıda spor salonunun öncelikli geliri, antrenman için gelen yabancılardan elde edilen gelir olmuştur. Bu asla kötü değildir. Aksine Tayland’ın futbol ve diğer batılı sporları gittikçe daha fazla izlemeye başlamasıyla birlikte, yabancıların çıkarları bu sporu canlı tutmaya yardımcı olmaktadır. Muay Thai’den elde edilecek gelir arttıkça Taylandlı halkda bu spora daha fazla ilgi göstermeye ve sahip çıkmaya başlamıştır.