Tayland’da Muay Thai ve Tarihi

0

Muay Thai (Tayca: มวยไทย), Tayland’da ortaya çıkan ve özgün adı Muay Thai olan dövüş sporudur. Tayland Boksu’da denir. Başta Tayland olmak üzere Myanmar (eski adı ile Burma), Kamboçya, Laos gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde uygulanır. Yumruk, diz, dirsek ve tekmelerin kullanıldığı, clinch denilen ayakta güreş teknikleri içeren sert bir dövüş sanatıdır.  Bu yüzden “8 uzuv sanatı” da denilmektedir. Geleneksel stillerde kafa vuruşları bulunduğundan “9 uzuv sanatı” olarak da adlandırılmaktadır.

muay thai

Muay Thai’nin Geçmişi

Muay Thai sporunun ve Tayland’ın tarihi ne yazık ki pek fazla bilinmemektedir. Bunun nedeni Burmalı’lar Ayyuthayaları yendiğinde, Tay tarihi arşivlerinin de kaybolmasıdır. Onlarla birlikte Muay Thai’nin ilk tarihi bilgileri de kaybolmuştur.2000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Şu ana kadar bilinenler Burmalıların, Kamboçyalıların kaynaklarından, ilk Avrupalı gezginlerin günlüklerinden gelmektedir. Modern Tayland Boksu (Muay Thai), Krabi Krabong’a (Tayland silahlı savaş sanatı, kabaca “sopa ve kılıç” anlamına gelir) dayanmaktadır. Taylar silahlarını kaybettiğinde ya da silahlarla birlikte savaştığında dizlerini, dirseklerini, ayaklarını, yumruklarını ve kafa vuruşlarını kullandılar. Burmalı rakipleri ile sürekli savaşlarında savaş alanındaki dayanıklılıkları ile öne çıktılar. Kral Ramkamheng (1275 – 1317), “Tamarp-Pichei-Songkram” adında, temeli silahsız savaş olan Tayland savaş sanatı hakkındaki kitabı yazdı.

muay thai
 Simon De La Loubere adında 1600’lü yıllarda Ayuttaya’yı ziyaret eden bir Fransız elçisi “Du Royaume de Siam” adlı kitapta “diğer komşu krallıklarda asla görmediğim şekilde yumruk ve dirsek atan, elleri ip ile sarılmış boksörler  ” şeklinde Siam boksundan bahsetmiştir.

Bütün bu kaynakların hepsinde ortak olan bir nokta vardır ki o da, Muay Thai’ın savaşlarda yakın dövüş mücadelesi olarak başlamış olduğudur. Muay Thai’ın tam olarak nereden geldiği, kökeni belli değildir ve hakkında ortaya atılan teoriler birçok sefer birbirleriyle çelişirler. Ancak iki ana teori vardır.

Birinci teoriye göre, bu sanat Çin’den güneye doğru inen Tay insanları tarafından, toprak mücadelesi için icat edilmiştir. Diğer teori ise Tay insanları zaten hep Tayland bölgesindeydi ve Muay Thai’yi; toprağı, insanları savunmak ve her zaman var olan saldırı tehditlerini savuşturmak için geliştirmişlerdi. İkinci teori tartışmalı olmasına rağmen akademik geçmişe ve arkeolojik kanıtlara da sahiptir. Ancak Muay Thai’nin başlangıcından beri Tay kültürünün en önemli parçası olduğu bilinen bir gerçektir. Tayland’da da sporların kralı olarak adlandırılmaktadır.

Muay Thai tarihi ve gelişimi devirler halinde şu şekildedir:

Sukhothai Devri (1238 – 1408)

1238 yılında kurulan Budist Sukhothai krallığı ilk önemli Siyam devleti olarak kabul edilmektedir. Krallığın başkenti olan Sukhothai şehri yaklaşık 140 yıl boyunca önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Şehirde çok sayıda tapınak ve saray inşa edilmiştir.

muay thai
Sukhothai Antik Kenti

Krallığın komşuları ile sürekli savaş halinde olduğu bilinmektedir. Bunun sonucu olarak krallık askerleri kılıçlar ve mızraklar gibi silahların kullanımı ile ilgili bilgi ve becerileri kazanmak ve aynı zamanda silahsız yakın dövüş için vücudu nasıl silah olarak kullanacağını öğrenmek zorunda kalmıştır. Böylece tekme, yumruk, diz, dirsek gibi uzuvlarını kullanma becerileri gelişmiştir.

Sukhothai’nin genç erkekleri savunma becerilerini geliştirmek için boş zamanlarında Muay Thai çalışmıştır. Muay Thai becerileri askerlik süreleri boyunca kendilerine çok yararlı olunca bu çalışmalar bir gelenek haline gelmiştir. Muay Thai eğitim merkezleri kurulmuştur.

Bu dönemde Muay Thai yüksek bir sanat olarak kabul edildi ve kraliyet müfredatının bir parçasıydı. Büyük ve cesur yöneticilere yüksek fiziksel kapasitesi olan iyi ve cesur savaşçılar geliştirmesi amaçlandı. Sukhothai’nin ilk Kralı Tharatit’teki Phokhun Sri, Muay Thai’nin yararlarına o kadar çok inandı ki iki oğlunu tahta geçmeye hazırlamak için Samakorn Eğitim Merkezi’nde Muay Thai eğitimine gönderdi.

Uzun süren bir refah dönemi yaşayan Sukhothai krallığı, sonraki dönemlerde ortaya çıkmış olan rakip Siyam şehir devleti olan Ayutthaya Krallığı tarafından 1378 yılında işgal edilmiştir. Sukhothai krallığının sona ermesiyle birlikte Siyam’ın başkenti Ayutthaya şehri olmuştur.

Ayutthaya Devri (1445-1767)

Bu dönem, Tayland, Burma ve Kamboçya arasında sık sık savaşlar yaşanıyordu. Bu nedenle, genç erkekler kendini savunma becerileri geliştirerek kendilerini hazırlamak zorundaydılar. Bu beceriler deneyimli ustalar tarafından öğretildi. Eğitim, Kraliyet Sarayından halka yayılmıştır. Phudaisawan Kılıç Eğitim Merkezi o dönemde çok ünlüydü ve birçok öğrencisi vardı. Hasır kılıçlarla eğitim verilirdi. Ayrıca çıplak elle savaşmak için eğitildiler ve böylece Muay Thai becerilerini öğrendiler. Bu tür eğitim merkezleri, savaşın yanı sıra gündelik konularda da eğitim verirdi.

muay thai
Ayutthaya Antik Kenti

 


Kral Naresuan Devri (1590-1604)

muay thai

Kral Naresuan kendi yaşındaki genç erkekleri onunla eğitim için çağırırdı. Cesur, kendine güvenen savaşçılar olarak eğitildiler. Tüm silahlarla ve boksla becerikli olmalılardı. Kral Naresuan, gerilla savaşında savaşmak üzere vahşi kaplan izci birliklerini kurdu. Bu süre içinde bu birlik Burma’dan Tayland’ı kurtaracak askerlerin bulunduğu birlik oldu.

Kral Narai Devri (1604-1690)

Bu dönemde Tayland barış içindeydi ve Krallıkta birçok gelişme vardı. Kral Narai, özellikle profesyonel spor haline gelen Muay Thai sporunu destekledi. Bu dönemde birçok boks eğitim merkezi vardı. Boks ringi, savaş alanını belirtmek için bir ipin kare şeklinde düzenlendiği normal oyun alanlarında kuruldu. Boksörler kalın, katran batırılmış ipliklerle ellerini sardı. Bu teknik Kard Chuek veya Muay Kard Chuek (kenevir iplerle sarılmış ellerle yapılan boks) olarak anılmıştır. Boksörler, mongkon adı verilen bir kafa bandı giydiler ve savaştıklarında üst kollarının etrafına sarılmış bir muska veya prajioud giydiler. Boksörler ağırlık, boy veya yaşa göre dövüşmedi. Kurallar basitti: Kesin bir galip olana kadar dövüşler sürerdi. Bahisler ve kumar eşlik etti. Köyler genellikle boks maçlarında birbirlerine meydan okurlardı ve boks, halk oyunları ve festivallerinde merkezi bir faaliyet haline gelmişti.

Kral Prachao Sua Devri (1697-1709)

“Kaplan Kral” olarak da bilinen Kral Prachao Sua Muay Thai’yi çok severdi. Bir keresinde, dört kraliyet korumasıyla Tambol Talad-guad adlı bir bölgeye kimliğini gizleyerek giyerek gitti. Orada bir dövüşe katıldı. Organizasyonu düzenleyen kralı tanımıyor, ancak dövüşçünün Ayutthaya’dan geldiğini biliyordu. Kralın, Wisetchaichan kasabasındaki çok iyi dövüşçülere karşı dövüşmesine izin verdi. Kaplan Kral üç maçı da kazandı. Kral Prachao Sua ayrıca iki oğlunu Muay Thai, kılıç dövüşü ve güreş konularında eğitti.

Ayutthaya döneminin başlarında Kraliyet Boks Departmanı kuruldu. Sorumluluklarından biri, kralın eğlencelerinde dövüşmek için genç yetenekli boksörler topluyordu. En iyi dövüşçüler Thani Lir (seçilmiş muhafızlar) olarak seçildiler. Kraliyet sarayı ve kralın güvenliğinden sorumluydular. Bu boksörler aynı zamanda askerleri ve prensleri eğiten dövüş ustaları oluyorlardı.

Ayutthaya Dönemi’nin ilerleyen kısımlarında, 1767’de Burma’ya karşı ikinci yenilgi yaşanmıştı.

Nai Khanom Tom (Muay Thai’nin Babası)

muay thai

Nai Khanom Tom Burma’ya karşı yaşanan ikinci işgalde esir alınmıştı.1774 yılında Burma Kralı Kral Angwa, Rangoon’daki Büyük Tapınak için bir kutlama yapmak istedi. Kutlamalara dövüşler dâhil edildi. En iyi Taylandlı boksörler, Burma boksörleriyle dövüşmek için çağırıldı. Aynı yılın 17 Martında, Nai Khanom Tom, hiç dinlenmeden 10 Burmalı boksör ile birbiri ardına dövüştü ve hepsini mağlup etti. Kral bu başarısı karşısında onu özgürlüğü ile ödüllendirdi. Muay Thai ilk kez Tayland sınırları dışında uygulanmıştı. Başarıları nedeniyle Nai Khanomtom, Muay Thai’nin Babası olarak onurlandırıldı ve 17 Mart Muay Thai günü olarak kutlanmaya başlandı.

Thonburi Devri  (1767-1781)

Krallıkta barışın sonrasında yeniden yapılanma dönemiydi. Muay Thai eğitimi, esasen savaşlar ve askerlik hizmeti sırasında yumruk yumruğa yapılan silahsız dövüşler içindi.

Bu dönemde genellikle ülkenin uzak bölgelerinden gelen farklı eğitim kamplarının eşleştirilmesi ile rekabetçi boks müsabakaları düzenleniyordu. Kurallara ve yönetmeliklere dair herhangi bir kanıt bulunmamaktaydı ve boksörler herhangi bir resmi puan sistemi olmadan dövüşmekteydiler. Böylece, bir taraf düşene ya da pes edene kadar dövüş devam ediyordu.

Müsabakalar açık arazilerde, çoğunlukla tapınak alanlarında gerçekleştiriliyordu. Boksörler ellerini ve bileklerini ipliğe sarıyor, baş bandı veya mongkon takıyorlardı ve genellikle sağ kollarının etrafında bir muska veya prajioud takıyorlardı.


Ratanakosin Devri (1782-1932)

Bu devrin ilk dönemi, Kral I. Rama’dan Kral IV. Rama’ya kadar olan dönemdir(1782-1868) Muay Thai ulusal savaş sanatı olarak kabul edilmiştir. Her festivalin önemli bir parçası olmuştur.
Sonunda müsabaka uzunluğu konusunda kural ve yönetmeliklerin gerekli olduğuna karar verilmişti. Zaman tutma konusunda da ilginç bir yöntem geliştirildi. Bir hindistancevizi kabuğuna delik açılıp su tankının içine atılıyordu. Hindistan cevizi kabuğu battığında, bir davul turun sonuna işaret ediyordu. Tur sayısının sınırı yoktu, boksörler bir taraf düşene ya da pes edene kadar dövüşe devam ediyordu.

Kral I. Rama Devri (1782-1809)

muay thai

Kral Rama, küçüklüğünden beri Muay Thai eğitimi almıştır. Kral zamanında iki Fransız kardeş ticaret için Bangkok’a gelmiş ve Tayland’lı boksörler ile dövüşmek istemişler. Kral I. Rama ile bahse girmişler. Tayland Kraliyet Sarayı Grand Palace’da Zümrüt Buda Tapınağı’nın tapınağın arkasındaki ringde dövüşmek üzere iyi bir boksör olan Muen Han’ı seçmiş. Dövüşmeden önce, Muen Han bitkisel merhemle yağlanmıştı ve üst kollarında tılsım (pradjead) takıyordu. Sonra bir arkadaşının omuzlarında ringe taşındı. Yabancı Muen Han’dan daha iri ve ağırdı. Muen Han’ın boynunu ve köprücük kemiklerini kırmak için güreş teknikleri uyguluyorlardı. Muen Han kendisini korumak için hızlı ayak hareketleri ve tekmelerini kullandı. Sonunda yabancı yorgun düşmeye başlamıştı fakat kardeşi ona yardım etmek için ringe atladı. Bu hareket seyircileri tahrik etmişti. Sonuç olarak birçok yabancı ölümüne dövüldü ve yaralandı.

Kral II. Rama Devri (1809-1824)

muay thai

Sporun adı bu dönemde eski adı olan “Ram Mad Ram Muay”’dan “Muay Thai” olarak değiştirildi.

Kral IV Rama Devri (1851-1868)

muay thai

Kral IV. Rama gençken bir boksör gibi giymeyi severdi. Ayrıca kılıç ve mızrak dövüşünü severdi. Genellikle Zümrüt Tapınağı festivalleri sırasında kılıç ve mızrak dövüşünde yarışırdı. Bu süre zarfında Tayland batı sporlarının ve kültürünün büyümesini gördü. Bununla birlikte, Muaythai popüler bir etkinlik ve Tayland kültürünün güçlü bir simgesi olarak kaldı.

Kral V. Rama Devri (1868-1910)

muay thai

Kral Muay Thai’yi ve maçlarını izlemeyi severdi. Zaman zaman kraliyet subaylarına iyi boksörler ile dövüş ayarlamalarını isterdi. Bu turnuvalar Kral Muhafızları için savaşçı toplatmak amaçlı kullanıldı.

Kral V. Rama Tayland sporuna olan ilgisini arttırmak için Muay Thai turnuvalarını teşvik etti. Kraliyet, boks merkezlerinin ya da Muay Luang ‘ların yaygınlaştırılmasını da teşvik etti. Boks müsabakalarını kazananlara kral tarafından 1. Derece subay “muen” ünvanı veriliyordu. 1887’de Kral V. Rama, Eğitim Bakanlığını kurdu. Muay Thai, beden eğitimi öğretmeni yetiştiren okulların ve Prachufachomktao Kraliyet Askeri Okulunun müfredatına eklendi. Bu dönem Muay Thai’nin altın çağı olarak kabul edilir.

Kral VI. Rama Devri (1910-1925)

muay thai
 Bu dönemde Tayland I. Dünya Savaşı’na girdi. Tayland ordusu, General Praya Dhepasadin komutasında Fransa’da konuşlandırıldı. Muay Thai’yi çok severdi ve Avrupa askerlerini ve kendi adamlarını eğlendirmek için gösteri maçları organize etti. Bu sporu çok beğendiler ve böylece Avrupa’nın Muay Thai’ye ilgisi doğmuş oldu. 1921’de savaştan sonra ilk kalıcı boks stadyumu Suan Hulab Okulu’ndaki futbol sahasında kuruldu.

Bu dönemdeki en büyük dövüşlerden biri 50 yaşındaki Muen Mad Man ve Korat’tan gelen 22 yaşındaki uzun boylu bir adam olan Nai Pong Prabsabod arasında geçmiştir. Genç adam Khun Marupongsiripat’ın cenaze töreninde, daha önce Muen Mad Man ile gerçekleşen bir maçta öldürülen babasının intikamını almak için savaştı. Nai Pong kazandı. Seyirciler çok heyecanlandılar ve Nai Pong’u tebrik etmek can atıyorlardı. Durumun sakinleşmesi biraz zaman almıştı.

Bu tür bir sahne açıkça bir problemdi ve bunu çözmek için bir komite kuruldu. Son olarak, ringin zeminin 4 feet (yaklaşık 120cm) yüksekliğine yükseltilmesi, çim hasırlar ile kaplanması ve 1 inçlik bir ip ile çevrilmesine karar verildi. Her boksör için ringin köşesinde bir boşluk olmalıydı. Artık iki saat ile zamanı kontrol eden bir görevli de vardı. Her biri 3 dakikadan oluşan 11 round halinde dövüşülüyordu ve bir davul ile roundların bittiği bildiriliyordu. Hakemden emir aldığında boksörler mola verecekti ve artık rakibini ısırmak veya yerdeyken saldırmak yasaklanmıştı. Rakip düştüğü zaman boksörler tarafsız bir köşeye gitmek zorunda kaldılar.


Kral VII. Rama Devri (1925-1934)

muay thai

1929 yılında bir hükümet emri ile boksörlerin boks eldiveni giymesi zorunlu kılındı. Boks eldivenleri, uluslararası bir boks maçı için Tayland’a gelen Filipinli bir boksör tarafından tanıtıldı.

Kasım 1929’da Chao Khun Katatorabodee Lumpini Park’taki bir eğlence parkında diğer şenliklerle birlikte bir boks maçı düzenledi. Daha sonra her cumartesi günü yapılacak olan müsabakalar için sadece en iyi boksörleri seçti. Eğitimli ve bilgili bir adamdı, üç halat ve kanvas zemini olan uluslararası standartlarda bir boks ringi inşa etti. Kırmızı ve mavi köşeler, iki masa ve bir ring hakemi vardı. Bu ringde işaret olarak ilk kez bir çan kullanıldı.

O sene yılbaşında kutlamalarında Nai Air Muangdee ile Nai Suwan Niwasawat arasında özel bir maç gerçekleştirildi. Nai Air Muangdee, metal bir kasık koruyucu kullanan ilk boksör oldu.

muay thai

Kral VIII. Rama Devri (1934-1946)

muay thai

1935-1941 yılları arasında zengin ve tanınmış bir adam Chao Chate’in sahasında bir boks stadyumu inşa etti. Stadyum askeri personel tarafından işletildi ve çok iyi iş çıkardı. Gelirlerin bir kısmı askeri faaliyetleri desteklemek için bağışlandı. Birkaç yıl sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. O sırada boks stadyumu kapatıldı. Japon birlikleri 8 Aralık 1941’de Tayland’a geldiler. Savaş devam ederken gündüz film tiyatrolarında boks maçları düzenlendi. 23 Aralık 1945’de Rajadamnern boks stadyumu resmen açıldı. Bay Pramote Puengsoonthorn başkan ve Praya Chindharak yöneticisi idi. Müsabakalar her pazar saat 4’den akşam 7’ye kadar düzenlenirdi.  Maçlar 5 dakikalık 3 round şeklinde oynanıyordu ve roundlar arasında 2 dakika dinlenme süresi vardı. Boksörler önceleri taşlarla tartıldı. İki yıl sonra kilogram olarak ve bir boksör ağırlığının ölçümü olarak uluslararası standartlara uyacak şekilde pound kabul edildi. Sikletler oluşturuldu. Her siklet için sinek siklet, hafif orta siklet gibi uluslararası isimler verildi. Maçlar, uluslararası stili takiben her sınıfa bir şampiyon seçecek şekilde düzenlendi.

Günümüzde Taylandlı Muay Thai dövüşçülerinin yüzde 70’i hafif sıkletlerde dövüşür. Çoğu sinek ve horoz siklete dâhildir. Orta ve ağır siklete pek rastlanmaz.

Derme çatma dövüş alanları yerine, stadyumların yapılması İkinci Dünya Savaşından önce 7. Rama döneminde başlamıştır. Savaş boyunca, adım adım kayboldular ancak savaşın hemen bitiminden sonra tekrar canlanmaya başladılar. Muay Thai cazibesini hiç kaybetmedi. Ülkenin iç kesimlerinden dövüşçüler tekrardan ün ve servete kavuşmak için Bangkok’a geldiler.

Müsabakalar Rajdamnern ve Lumpinee gibi stadyumlarda izlenebiliyordu. Sonraları yerini renkli televizyonlar aldı. Tayland’ın Kanal 7’si 20 yıldan uzun zamandır maçları renkli olarak göstermektedir. Bugün 4 Tayland kanalı milyonlarca Muay Thai hayranına Tayland’daki maçları ücretsiz olarak canlı yayınla göstermektedir.


Savaş sanatı artık meşhur bir spor oldu. Kuralları kondu, belirlendi ve şimdi 3-5 tur olarak dövüşülüyor ve her biri tur 2 dakikalık dinlenme arası veriyor.İkinci dünya savaşından önce eski zamanlarda dövüşen kişiler bu yeni dövüş düzenlemesinin ve sıklet sınıflandırılmasının bu sporu hatırladıklarından farklı olduğunu söylüyorlar.Eskiden önlerine gelen herkesle dövüşürlerdi. Her türlü oyunu bilirlerdi. Şu an ki dövüşçülerin hiçbir şekilde bilmedikleri saldırı ve teknikleri kullanırlardı. Ayrıca rakip düşene kadar dövüşürlerdi ve ara verilmezdi. Onlar da aslında haklılar. Muay Thai yıllar içinde değişti. Değişti ve savaş alanlarında öldürme tekniğini temel alan bu dövüş geleneği günümüze kadar ulaştı. Ama tarihteki değişimlere rağmen, Muay Thai çekiciliğini hiçbir zaman kaybetmedi. Muay Thai halen diğerlerinden daha ölümcül bir dövüş sanatıdır. Öyle bir sanattır ki Kung Fu, Karate, Tekvando ve kick boks dövüşlerine hep üstün gelmiştir. Diğer dövüş sanatlarını uygulayan dövüşçüler her seferinde kendilerini test etmek için Tayland’a gitmişlerdir.Muay Thai maçları Tayland’da en meşhur televizyon programları arasında yer almaktadır. Bütün insanlar bu maçları takip ederler, canlı maç olduğunda şehir neredeyse bomboş kalır.
Tabi ki Muay Thai; Tayland dışında da artarak ün kazanmaya devam etmektedir. Amerika’dan, Avustralya’dan, Japonya’dan, Avrupa’dan  ve dünyanın birçok ülkesinden sporcuları vardır.

 

Günümüze yakın zamandaki gelişmeler ise şu şekildedir.

  • 1993’te Uluslararası Muaythai Amatör Federasyonu veya “IFMA” kuruldu. Dünya genelinde 128 üye ülkeden oluşan amatör Muay Thai’nin yönetim organı oldu ve Asya Olimpiyat Konseyi tarafından kabul edildi.
  • 1995’te, Muay Thai’nin en eski ve en büyük profesyonel yaptırım organizasyonu olan Dünya Muaythai Konseyi, Kraliyet Tayland Hükümeti tarafından kuruldu ve Tayland Spor Otoritesi tarafından onaylandı.
  • 2006 yılında Muay Thai IFMA ile SportAccord’a dâhil oldu, SportAccord şemsiyesi altında uluslararası Muay Thai’yi yöneten üye federasyon haline geldi. SportAccord’un şartlarından biri, hiçbir sporda kendi adıyla bir ülke ismi bulunmaması gerektiğiydi ve sonuç olarak IFMA sporun adını ‘Muay Thai’ den ‘Muaythai’ ye değişitirdi. Olimpiyat şartlarına uygun bir kelime haline gelmiş oldu.
  • 2014 yılında Muay Thai, Uluslararası Dünya Oyunları Birliğine (IWGA) dâhil edildi ve Polonya Wroclaw’daki 2017 Dünya Oyunlarının resmi programında temsil edildi.
  • Ocak 2015’te Muay Thai’ye Uluslararası Üniversiteler Spor Federasyonu (FISU) Patronajı verildi ve Bangkok’ta ilk Üniversite Dünya Muaythai Kupası düzenlendi..
  • Nisan 2012’de IOC’nin Muay Thai’yi resmi olarak tanıması için resmi bir tören ile niyet mektubu sunuldu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi 6 Aralık 2016’da Muay Thai’yi resmi olarak tanıdı. Muay Thai olimpik tanınan ve ilerde Olimpiyat oyunları programlarına alınabilinir pozisyonunda bekleyen bir spor dalı olmuştur.

Muay Thai umarız ki, daha fazla tanınacak ve uluslararası üne kavuşacaktır.